Health foods

Eğer siz de benim gibiyseniz, insanların beslenmelerine belirli yiyecekleri yeteri kadar katmadığını söyleyen son bilimsel araştırmaları her duyduğunuzda ya gözlerinizi deviriyorsunuz ya da beslenmenizdeki eksikliklerin bir başka nedeni olduğu hissine kapılıyorsunuzdur.

Geçtiğimiz günlerde doktorumla görüştüm ve düzenli olarak yayımlanan bu bilimsel çalışmalarla nedeniyle hissettiğim hayal kırıklığını dile getirdim. Doktorum harikaydı ve bana bütün bu açıklamalardan kaynaklanan hayal kırıklığında yalnız olmadığımı söyledi ama daha da önemlisi bunlara çok da itibar etmememi istedi. Bir dakika, nasıl?

Meselenin belirli gıdaları beslenmenize daha çok katmanız olmadığını, doğru gıdaları katmanız ve iyi bir denge kurarak bunu sürdürmeniz olduğunu anlattı. Bu gerçekten de etkileyici bir açıklamaydı, özellikle de bir doktordan duyulunca. İyi beslenmeyle ilgili temel konuları biliyorum ve medyanın, gıda firmalarının ve hükumetlerin ardı arkası kesilmeyen reklam kampanyaları aracılığıyla beyinlerimize kazınan bilgi yığınları sayesinde pek çok kişinin de bunları bildiğinden eminim. Düzenli beslenmeden yana tercihlerimin, bu tür kampanyalardan ve doktoruma yakındığım “çığır açan” çalışmalardan etkilendiğini söylesem yeridir sanırım. Yeri gelmişken, benim beslenme planımın özeti şöyle:

  • Tükettiğin sebze miktarına oranla et ve tahıl miktarını kısıtla.
  • Asitli içeceklerden, tatlılardan, fast food’dan ve abur cuburdan uzak dur.
  • Her gün yoğurt ve biraz da meyve ye.
  • Her gün süt içerek ya da başka yollarla yeterli miktarda kalsiyum al.

 

Bunu doktorumla da paylaştım ve bana niyetimin çok iyi olduğunu fakat buna rağmen hala “yanlış” şeyler yeme olasılığımın bulunduğunu söyledi. Nasıl olurdu? Yalnızca sağlıklı olduğunu bildiğim şeyleri yiyordum.

Doktorum, sürekli atıştırdığım kesilmiş küçük havuçların aslında havucun en tatlı yerleri olduğunu, yani daha fazla şeker ve bu nedenle de daha fazla karbonhidrat içerdiğini açıkladı. Sonunda ise o kesilmiş küçük havuçların aslında sandığım gibi sağlıklı birer atıştırmalık olmadığı anlaşıldı.

Meyvelere gelince, gerçekten “her gün bir elma” yiyorum. Doktorum, günde bir elmanın hiç meyve yememekten daha iyi olduğunu fakat elmaların daha tatlı ve şekerli olmaları için üzerinde özel olarak değişiklik yapıldığını ve özünde eskisi kadar besin değeri taşımadığını belirtti. Mutlak suretle zararlı sayılmasalar bile elmalardan daha iyi birçok gıda mevcut.

İşte bu noktada aklım başımdan gitti. Tükettiğim “doğru” gıdaların aslında benim için en iyisi olmadığını hiç düşünmemiştim. Tüketilecek doğru gıdaların ne olduğunu öğrenmek istiyordum bu yüzden doktorumun görüşünü aldıktan sonra kendim de bir araştırma yaptım. İşte öğrendiklerim:

 

Meyveler

Günlük olarak tükettiğim her zamanki dev Honeycrisp elmalar yerine artık sabahları; yağsız süzme yoğurt, biraz ıspanak veya karalahana, taneli küçük meyveler (yaban mersini, ahududu ve çilek favorim), pişirilmiş yulaf ezmesi, keten tohumu, bal ve buz karışımından oluşan smoothie (meyveli buzlu içecek) içiyorum. Bu smoothie’ler küçük bir bardakta dolu dolu besleyici gıda almak için harika.

 

Sebzeler

Sebzelerle ilgili algım tamamen değişti. Kesilmiş küçük havuçlar yerine şimdi koşturmaca halindeyken yemesi kolay olan kereviz ya da brokoli gibi yeşillikleri tercih ediyorum. Akşam yemeğinde ise karalahana ya da ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri ana yemeğin bir parçası olarak ya da ana yemeğin yanında tüketmeye gayret ediyorum.

 

Tahıllar ve Nişastalılar

Tahıllardan sınırlı sayıda tüketmeye çalışsam da yediklerimin yüksek kalitede olmasını istiyorum. Kırık yulaf ezmesi, kinoa, esmer pirinç, tatlı patates ve tabi ki fasulye vazgeçmediğim gıdalar. Fasulye bir harika çünkü pek çok karbonhidrata kıyasla içerisinde yüksek oranda protein ve lif barındırıyor. Sunduğu sağlık faktörü nedeniyle yemeklerimde fasulye kullanmayı seviyorum.

 

Süt Ürünleri

Her sabah smoothie’min içerisinde yine yoğurdumu tüketmeye devam ediyorum böylece günlük süt ihtiyacımın bir kısmını karşılamış oluyorum. Geri kalanını ise badem sütü ve az yağlı peynir ile tamamlıyorum. İçerdiği yüksek orandaki kolesterol nedeniyle inek sütü içmekten kaçınmaya çalışıyorum bu yüzden süt ürünleri beni zorluyor.

 

Proteinler

Çok sayıda yumurta (özellikle beyazını), somon, tatlı su çipurası, tavuk ve nadiren de kuzu eti veya biftek tüketiyorum. Et yemek istemediğim akşamlarda her zamanki porsiyonumu fasulye ile telafi ediyorum ki yeterli miktarda protein alabileyim.

 

Doymuş Yağlar ve Doymamış Yağlar

Yemek yaparken bitkisel yağ veya tereyağından ziyade tavada genellikle natürel sızma zeytinyağı kullanıyorum. Zeytinyağı, içeriğinde bulundurduğu ihtiyacımız olan iyi türdeki yağın yanı sıra pişirdiğim her yemeğe de ayrı bir lezzet katıyor. Atıştırmalık olarak avokadoyu ve fındığı da severek tüketiyorum çünkü bunlar da ihtiyacımız olan iyi türdeki yağları barındırıyor.

 

 

Yeterli mi?

Doğru vitaminleri ve besinleri tek başına düzenli beslenme ile alabilmek imkansız görünüyor, ben de öyle olduğuna eminim. Örneğin her gün kalsiyum tüketmek benim için zor çünkü büyük bir süt sever olduğum söylenemez ve peynirli yemek yaptığım da nadirdir. Günlük ihtiyacım olan proteinleri ve tahılları almakla bir sorunum yok ama yemem gerektiğini bildiğim gıdaları yiyebilmek için yemek istediğim pek çok gıdadan fedakarlık etmek zorunda kalıyorum. Bu da demek oluyor ki, bu beslenme düzeni bile yeterli değil. İyi dengelenmiş takviye besinler almak zorundayım. Araştırma yaparken beslenme düzenimdeki boşlukları doldurabilecek fakat aynı zamanda bu beslenme şekli ile alamadığım vitaminleri de sağlayacak bir takviye besin bulmaya çalıştım. Sonunda, takviye besinde kendime Kyäni markasını seçtim çünkü beslenme şeklimle tamamen uyumlu ve bana hissettirdiği şey hoşuma gidiyor. Bu seçimi yaptığım için memnunum ancak birçok çeşitteki ürünleri ve yan etkilerini araştırıp denedikten sonra doğru olanı bulmak biraz vaktimi aldı. Şu ana kadar hiçbir şikayetim olmadı ve artık beslenme düzenimde “doğru” gıdaların olduğunu bilmek çok güzel bir duygu.

Close